Ana içeriğe atla

Erdoğan'dan HDP'li Temelli'ye: 'Kürt de değil, ne idüğü belirsiz'

Politika

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli mitinginde HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’yi hakaretin ötesine varan çok sert ifadelerle eleştirirken, akşam İstanbul Üsküdar mitinginde ise AKP'li belediyelerde vatandaşlara yeterli ilgiyi göstermeyenlere seslendi.

HDP eş genel başkanı Sezai Temelli’nin konuşmalarına dikkat çeken Erdoğan, Temelli için, “Kürt değil ne idüğü belirsiz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

Son mitinglerde artık gelenekselleşen sözlerini söylemekten geri durmayan Erdoğan, "Irak'ın kuzeyinde 'Kürdistan' var, defol oraya git" ifadesini kullanarak Temelli'ye yüklendi.

"Türkiye'de 'Kürdistan' diye bir bölge var mı? Türkiye'de Güneydoğu Anadolu Bölgemiz, Doğu Anadolu, Karadeniz, Akdeniz, Orta Anadolu, Ege, Marmara var. Bu beyefendi Kürt de değil, ne idüğü belirsiz. Sen 'Kürdistan'ı çok mu seviyorsun; Irak'ın kuzeyinde 'Kürdistan' var, defol oraya git. Biz 780 bin kilometrekarede 82 milyon nüfusumuzla Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Gürcü'sü, Abaza'sı, Arnavut'uyla hep birlikte biriz, beraberiz, kardeşiz. Çünkü yaratılanı biz Yaradan'dan ötürü sevdik. Bizi bölemeyecekler, parçalayamayacaklar. CHP'nin, adı iyi, kendi karışık partinin inkârı devam ettikçe eş başkanın sesi daha çok yükseliyor. Şunu bileceğiz; Senin bir defa bu ülkedeki tüm etnik unsurlara, hepsine saygın olacak. Türkiye benim Kürt kardeşlerimden ibaret değil ki. Belli bölgelerde Kürt kardeşlerimizin oylarıyla birinci partiyiz. Bunlar tamamen etnik yapı oluşturmak istiyorlar bu ülkede, bu anlayışınıza da fırsat vermeyeceğiz. 'Kürdistan'ı çok seviyorsan Kuzey Irak'ta var, buyur oraya git, senin gibi olanlar varsa onlar da oraya gitsin. Bu ülkeyi size böldürtmeyeceğiz."

CHP'ye gönül verenlere sesleniyorum, İYİ Parti'ye gönül verenlere sesleniyorum, Saadet ile birlikte olanlara sesleniyorum, Kürt kardeşlerime sesleniyorum, kırgınlığını sandığa yansıtmak isteyen kardeşlerime sesleniyorum; Gelin bu karanlık oyunu birlikte bir kez daha bozalım.

İspatla, her şeyi bırakmaya varım

Sakarya'nın Arifiye ilçesinde bulunan Ana Bakım Fabrikası'nın sadece işletmesinin özel sektörde olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu'na hitaben şöyle konuştu:

"Bay Kemal var ya, bu çok garip bir insan. Arifiye'de Ana Bakım Fabrikası; Fırtına obüsü, Poyraz mühimmat aracı, TSK için çeşitli araçlar üreten önemli bir tesistir. Savunma sanayinin birikiminde daha etkin kullanmamız şart haline gelmiştir. Bu çalışmaları sadece kamu imkanlarıyla yapmaya çalıştığımızda buraya 50 milyon dolar en az yatırım gerekiyor. Biz burada çok daha farklı bir adım attık, bizim yüksek teknolojiye hemen ihtiyacımız var. Arifiye'deki Ana Bakım Fabrikanın işletmesini modernizasyonu gerçekleştirmek ve üretimi hızlandırmak adına, BMC'nin yüzde 50- 50 Katar'la ortaklığımız var, aynı ortaklığı buraya taşıdık. 25 yıllığına burayı BMC'ye devrettik. Bay Kemal 'sattılar' diyor, satılan birisi var; sensin. Niye yalan söylüyorsun? Burada kesinlikle mülkiyet devri söz konusu değildir. Varsa böyle bir şey ispatla, ben her şeyi bırakmaya varım, sen siyasetten çekilmeye var mısın? Çünkü dürüst değil, yalancısın. Bu fabrikanın arazisi taşınmazları, ekipmanları devlete ait olarak kalacak, sadece işletmesi özel sektörde olacak 25 yıllığına. Burada çalışan işçilerimiz hiçbir hak kaybı yaşamadan üretimine devam edecek. Üretim artışı sonucunda ister istemez ilave istihdama ihtiyaç duyulacak. Savunma sanayimiz daha da güçlenecek. Yüzde 20'si yerliyken yüzde 70'i yerli şu anda. Bunlar yapmak için değil, yıkmak için var. Önümüzdeki dönemlerde Sakarya'yı daha büyük yatırımlarla tanıştırmaya devam edeceğiz."

Akşam da İstanbul Üsküdar mitinginde dikkat çeken açıklamalar yapan Erdoğan'ın, “Duyuyorum ki belediyelerimizde vatandaşlarımıza yeterli ihtimamı göstermeyenler var. Duyuyorum ki partimizde vatandaşımızın hissiyatını, derdini, sıkıntısını dinlemek istemeyenler var” demesi dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin devamında şunları söyledi:

“Sizlerin huzurunda yürekten gelen bir hissiyatla söylüyorum; vatandaşımızın gönlünü kıran benim de kalbimi kırmış demektir. Vatandaşımızı küstüren benim dünyamı yerle yeksan etmiş demektir. vatandaşımızı ihmal eden beni tümden hiçe saymış demektir. Vatandaşımıza selam vermeyen, verilen selamı almayan bizden değildir, bunu da böylece bilin. İşte bu kadar açık konuşuyorum. Kendi hayatımda tatbik etmeye gayret gösteriyorum. Hiçbir vatandaşımız kendisini garip, sahipsiz görmesin. Kimse unutulduğunu düşünmesin. Önemsenmediği hissine kapılmasın. Bu ülkenin her bir vatandaşının başımız üstünde yeri var. Bugüne kadar bizim davamıza gönül vermekten bilfiil çalışmaya kadar kardeşlerime karşı minnet borcumuzu ne yapsak ödeyemeyiz.”

 

Yeni yorum ekle