Ana içeriğe atla

Adalet Bakanı Gül: Kürtçe ninnilerle büyüdüm

Politika

Türkiye Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Bölge halkı hem Kürt diye hem dindar diye dayak yedi. Bir sağdan dayak yedi, bir soldan dayak yedi. AK Parti ile özgürlüklerimize, haklarımıza daha güçlü kavuştu”dedi.

Abdulhamit Gül, Van'da AK Parti Tuşba Belediye Başkan adayı Salih Akman ve İpekyolu Belediye Başkan adayı Muhsin Aydın'ın seçim bürolarının ayrı ayrı açılışını gerçekleştirdi.

Ülkede AK Parti gelinceye kadar vatandaşların "Makbul vatandaş, makbul olmayan vatandaş" diye ikiye ayrıldığını ifade eden Gül, şöyle devam etti:

“Bölge halkı hem Kürt diye hem dindar diye dayak yedi. Bir sağdan dayak yedi, bir soldan dayak yedi. AK Parti ile özgürlüklerimize, haklarımıza daha güçlü kavuştu. Herkes birinci sınıf vatandaş oldu. Bunu AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan getirdi bu ülkeye. Bu ülkenin yöneticileri memurların maaşlarını ödeyebilmek için ülke ülke geziyordu. Kalan sorunları da yine biz çözeceğiz. AK Parti birliğin teminatıdır. 'AK Parti gitsin'den başka derdi olmayanlara 31 Mart'ta gereken cevap verilecek.”

"Yunus Emre de Fekiye Teyran da Ahmed-i Hani de Hacı Bektaş-ı Veli, Hacı Bayram-ı Veli de bizim dedik, Mela Ahmedi Ciziri de bizim dedik. Kürt'ü de Türk'ü de bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı dedik. Ben bu ülkede küçüklükten beri Kürtçe ninnilerle büyüdüm” diyen Gül, şunları kaydetti:

“Sen bu dili mahkemede kullandığında, savunma yaptığında 'bilinmeyen bir dil' diyor. Sen bilmiyor olabilirsin ama bin yıldır Selahaddin Eyyubi buradaydı, Ahmedi Hani de buradaydı. AK Parti bu yasakçı anlayışa son verdi. Kürtçe ninnilerle büyümüş bir nesle sen kalkıp 'bilinmeyen bir dil' diyemezsin. Yasaklayamazsın, engelleyemezsin, Selahaddin Eyyubi ile Alpaslan kardeşliğini asla ama asla ortadan kaldıramazsın. Biz etle tırnak gibiyiz bizi kimse birbirimizden ayıramaz."

Editör'ün yorumu: Bir dili özgürleştirmek için önündeki kurumsal engelleri kaldırmak gerek

AK Parti'nin bilhassa Kürt bölgelerinden seçilmiş vekilleri bölgelerine geldiklerinde Kürt havarisi gibi kesilmekte ve çevrelerine sempatik görünmek için Kürtçeyi ve Kürt olgusunu sahiplenmeye çalışmaktalar. Oysa ki bizzat kendi liderleri ırkçı MHP ile elele Kürtlerin tüm dünyadaki kazanımlarını boğmak, Kürt kültürünü bitirmek için mücadele etmekte. Bir devlet kendi sınırları içerisinde milyonlarca insanın kullandığı bir dilin kurumsal gelişimi önündeki engelleri kaldırmıyor, okullarda eğitim dili olarak kullanılmasını sağlamıyorsa o ülkede Kürtçenin özgürlüğünden bahsedilemez.

Yeni yorum ekle