Ana içeriğe atla

ABD'den Kürtlere 'Birlik' mesajı: Siz adım atın, biz desteklemeye hazırız!

Kurdistan
Rojava

Suriye Kürdistani Parti Genel Sekreteri Süleyman Oso, ABD’nin Kürt birliği için eskisinden daha ciddi ve baskıcı olduğunu gördüklerini belirterek, “Bize, Mazlum Abdi’den talebiniz neyse yerine getirilecek dediler” diye konuştu.

Rojava’da son günlerde kulislerin ana gündemini Kürtler arası birlik konusu oluşturuyor. Kulislerde ABD’nin uluslararası koordinasyon eşliğinde Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve Suriye Kürt Ulusal Konseyi’ne (ENKS) aralarındaki ihtilafları kaldırma ve saflarını sıklaştırma konusunda baskı uyguladığı dillendiriliyor.

PYD’nin öncülüğündeki Rojava Özerk Yönetimi geçtiğimiz günlerde ENKS’nin siyasi faaliyetleri önündeki tüm engellerin kaldırıldığını açıklamıştı. PYD’li yetkililer de Kürt tarafları ortak çalışmaya çağırmıştı. ENKS’li yetkililer bu çağrıları olumlu bulsa da, PYD’nin “birlik söyleminin pratiğe yansımadığını ve slogan olmaktan öteye gitmediğini” ileri sürüyor.  

Konu hakkında görüşlerini Rudaw'a aktaran ENSK bünyesindeki partilerden Suriye Kürdistani Parti Genel Sekreteri Süleyman Oso, “Doğrusu bu defa Amerikalıların Kürtler arası birlik konusunda daha ciddi ve baskıcı olduklarını gördük. Bize, Mazlum Abdi ne talebiniz varsa yerine getirecek dediler. Biz de onlardan bu süreçte garantör olmalarını istedik. Onlar, ‘siz adım atın biz desteklemeye hazırız’ dediler” ifadelerini kullandı.  

Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, 7 Kasım’da verdiği demeçte Rojavalı Kürtlere birlik çağrısında bulunmuştu. ABD, Abdi’nin bu konuda inisiyatif almasına destek vermişti.

Bu çağrının ardından Haseki’de Kürt siyasi parti liderleri bir araya gelmiş, taraflar arasında diyalog yoluyla safların sıklaştırılması, ortak bir yönetim ve Suriye kriziyle ilgili uluslararası toplantılarda Kürtlerin ortak heyetlerle katılımı gibi konular ele alınmıştı.

Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Yetkilisi Fewza Yusuf da, “Aslında ilk defa uluslararası güçler Kürt tarafların yakınlaşmasına destek veriyor. ABD ve Fransa bu konuda istekli duruyor. Bu tarafların katılımı ile ortak bir toplantı olmadı ancak farklı platformlarda Kürtler arası birliğin Kürt çıkarına olacağını dile getirdiler” dedi.

Birlik çabaları ve ihtilaflar

Suriye krizinin başladığı günden beri Rojava’daki Kürt partileri arasında “birlik” konusunda çelişkiler sürüyor. ENKS ve PYD’nin başını çektiği iki taraf, iç sorunların aşılması ve  ortak yönetim kurulması konularında iki defa anlaştı. Fakat bu anlaşmalar hayata geçmedi.

ENKS ve PYD, Başkan Mesud Barzani’nin desteğiyle 2012 yılında Erbil Anlaşması’nı imzaladı. Ancak ENKS aynı yılın sonunda Özerk Yönetimi gücü kendi tekeline almakla suçlayarak, anlaşmadan çekildi. 2015’te taraflar Duhok Anlaşması’nı imzaladı fakat taraflar pratikte buna karşılık vermedi. Son olarak 2019’un başlarında Fransa’nın öncülüğünde taraflar görüştü ancak Türkiye’nin Rojava operasyonu ile birlikte görüşmeler süresiz durduruldu.

ENKS pratikte adımlar atılması için öncelikle Rojava Özerk Yönetimi’nin tutukladığı siyasi tutukluları serbest bırakmasını talep ediyor. Özerk Yönetim, bu konuda bir komisyon kurulacağını açıkladı.

Taraflar arasında YPG ve Roj Peşmergeleri’nin aynı çatı altında birleştirilmesi konusu uzun zamandan beridir çelişki konusu olmaya devam ediyor.

ENKS geçmişte Roj Peşmergeleri’nin Rojava’ya geçmesini talep etmiş ancak YPG’li yetkililer “bir yerde iki ayrı askeri güç konumlanamaz” diyerek reddetmişti.

Özerk Yönetim’in “zorunlu askerlik yasası” da taraflar arasındaki ihtilaflardan biri durumunda. ENKS Kürt gençlerinin zorla silah altına alınmasına karşı çıkıyor.

ENKS ayrıca Rojava’da 2013’ten beri okullarda PKK Abdullah Öcalan’ın savunduğu ideoloji doğrultusunda eğitim müfredatı hazırlandığını ve bu müfredatın herkese dayatıldığını savunuyor. ENKS, Kürtçe dil dersi hariç diğer ideolojik argüman ve düşüncelerin eğitim-öğretimden uzak tutulmasını istiyor.

Geçmişte ENKS, Özerk Yönetimi PKK’nin bir uzantısı ve Suriye rejimine bağlılıkla suçlarken, PYD’de de ENKS’yi Kürdistan Demokrat Partisi’ne bağlı olmak ve Türkiye destekçiliği ile suçlamıştı.

 

Kaynak
Rudaw
1 Yorum

Yorumlar

Bugün Kürt birliği denince bir araya gelmesi istenen güçlerin hepsinin dört parça Kürdistan birliği hedefi var.Peki Kürtler daha Halk olarak birleşmeden Kürdistan nasıl birleşecek.

Ayrıca Kürt birliği ile dört ülkenin demokratik mücadelesi birleşiyorken,  Kürt birliğinin aslında dört ülke Demokratik Sosyalist muhalefetleterden de destek alması doğaldır.

Kendi dar örgüt çıkarı ve dar felsefi dünyasını Kürt Halkına dayatanlar Önce Kürt Halkı demeyenlerdir.Bunlar önce örgüt önce çıkar diyenlerdir.

 

Partiler gelir gider,  kalıcı olan asil direnişçi Kürt Milletidir.

 

Bugün parti menfaati nedeniyle Kürt birliğine engel olanlar,  aslında bir Kürdistan devleti durumunda maske yaptığı idrolojisi ne olursa olsun parti diktatörlüğü peşinde koşan faşistler dururumunda olacaklardı

Yeni yorum ekle