Ana içeriğe atla

İran Körfez'de bir tankere daha el koydu

Bölgeler

İran’a ait Phantom türü bir uçağın 4 Ağustos’ta körfez sularına düşmesinden saatler önce İran Devrim Muhafızları Ordusu, kaçak akaryakıt taşıdığı gerekçesiyle bir tankere el koyduklarını açıkladı.

Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) aktardığına göre, Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri İkinci Bölge Komutanlığı, kuvvetlerinin yabancı bir tankere el koyduğunu belirtti. Komutanlık, 7 yabancıdan oluşan mürettebatının “yargı makamlarıyla koordinasyon” dahilinde gözaltına alındığını açıkladı.

Resmi IRNA Haber Ajansına göre ise Devrim Muhafızları, tankerin körfezin kuzeyindeki Farsi Adası yakınlarında 700 bin litrelik benzin taşıdığını aktardı.

Devlet televizyonu, İkinci Bölge Komutanı Ramazan Zihari’nin, “Devrim Muhafızları’nın, Basra Körfezi’nde kaçak akaryakıt taşıyan yabancı bir tankere el koyduğunu belirttiğine” dikkati çekti.

Yetkili, tankerin Buşehr limanına gönderildiğini ve kaçak yakıt sevkiyatının İran yargısıyla koordineli olarak ilgili makamlara teslim edildiğini ifade etti.

Söz konusu haberden saatler sonra IRNA Haber Ajansı, kayıtların geminin Irak bandıralı olduğunu ve dizel yakıt taşıdığını duyurdu. Ajans, geminin “Hita” ismini taşıdığını ve Farsi Adası’nın 29 km uzağında ele geçirildiğini aktardı.

Söz konusu tanker, İran’ın son iki haftada el koyduğu üçüncü gemi oldu.

İran'a ait savaş uçağı düştü

Öte yandan İran raporları, 4 Ağustos’ta Altıncı Hava Üssü yakınlarındaki Buşehr eyaletinin Delvar bölgesinde “teknik nedenlerden” dolayı, Phantom türü bir uçağın düştüğünü açıkladı.

İran’a ait internet siteleri ise uçağın görüntülerini yayınladı. Reuters de bir hükümet yetkilisinden alıntı yaptığı haberinde uçaktaki iki pilotun kazadan kurtulduğunu belirtti.

Farsi Adası, nüfus bulunmadığı için mahrumiyet bölgesi olarak biliniyor. Körfez’de Suudi Arabistan sınırına yakın olan bölge Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri’nin en büyük deniz üssüne sahip.

Deniz üssü, 1980’li yıllarda gerçekleşen Irak- İran Savaşı’nda kullanıldı. Ancak son yıllarda adı, Ocak 2016 ortalarında nükleer anlaşmanın uygulanmasının arifesinde ABD donanmasından 10 kişinin yakalandığı operasyonla anıldı. Kriz, eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif arasında yapılan doğrudan görüşmelerin ardından ortaya çıkmıştı.

Takas önerisi reddedildi

Öte yandan İngiltere, donanmasına Hürmüz Boğazı’nda bayrağını taşıyan sivil gemilere eşlik etme talimatı verdi. Aynı şekilde Dışişleri Bakanı Dominic Raab, İran’ın gemi takası önerisini reddetti.

İngiltere’ye bağlı olan İspanya’nın güneyindeki Cebelitarık özerk yönetimi, geçen ay İran tankerinin Avrupa Birliği’nin (AB) Suriye'ye uyguladığı ambargoları ihlal ettiği gerekçesiyle alıkonulduğunu açıklamıştı.

İngiltere bandıralı bir geminin alıkonulması durumunda hukukun üstünlüğü ve uluslararası kanunlara göre hareket edilmesi gerektiğini belirten Raab ise, yasal olarak alıkonulan bir gemiyi, yasa dışı alıkonulan bir gemiyle takas etmeyeceklerini ifade etti.

Öte yandan Devrim Muhafızları, söz konusu yabancı tankerin, diğer gemilerden yakıt aldığını ve yakıtı körfezdeki Arap devletlerine teslim etmeye gittiğini iddia etti. 14 Temmuz’da İran, Panama bandıralı “Riah” petrol tankerini de kaçakçılık suçlamasıyla alıkoymuştu. Olaydan 5 gün sonra ise İran donanması, İngiliz petrol tankeri Stena Impero’yu ele geçirdiklerini açıklamıştı. Tahran, Stena Impero gemisinin alıkonulmasına ilişkin açıklamada bulurken, geminin “uluslararası deniz yasalarını ihlal ettiğini” belirtmişti. Londra da 15 gün sonra ise İngiltere’ye bağlı Cebelitarık özerk yönetiminin İran tankeri “Grace 1”’i ele geçirdiğini duyurmuştu.

New York Times gazetesine göre İran gemisi, ABD yaptırımlarına karşı İran petrolünü Çin limanlarına taşıma amaçlı tekrarlı girişimleri çerçevesinde alıkonuldu.

Diğer taraftan Nisan ayı sonunda İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İran’ın ABD tarafından bilinmeyen 6 petrol taşıma yoluna sahip olduğunu açıkladı.

Ruhani, yeni alıkoyma sürecinin de uluslararası düzeyde ABD, Avrupa düzeyinde de İngiltere öncülüğündeki eylemlere karşı savunma amaçlı olduğunu ifade etti.

ABD ise geçen ay, bölgedeki hava kontrolünü ve operasyon komutanlığını devralacak ABD ordusunun desteğiyle, her ülkenin gemilerine askeri refakat sağlayan bir koalisyon kurulmasını önerdi.

Avrupa ülkeleri ABD planının, ABD Başkanı Donald Trump tarafından yürütülen İran üzerinde “azami baskı” politikasının bir parçası olması dolayısıyla, söz konusu ABD önerisine karşı çekinceli.

Ancak nükleer anlaşmayı sürdürmek isteyen Avrupa ülkeleri şu anda, Körfez’deki İran tırmanışı ortasında gemilerini korumak için İngiltere’nin bir güç oluşturma önerisi üzerinde tartışıyor.

Yeni yorum ekle