Ana içeriğe atla

Erdoğan'dan İngiltere, Almanya ve Fransa’ya 'Suriye' tepkisi

Avrupa
Türkiye

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi sonrası medya temsilcileri ile bir araya geldi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO zirvesi sonrası medya temsilcileri ile bir araya geldiği toplantıda gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump görüşmesine ilişkin de açıklamada bulundu. Erdoğan ''Görüşmemiz de gayet verimliydi. Bazı sorun alanlarını gündeme getirdik. Onları tekrar konuştuk, görüştük. Bu konularla ilgili olarak da takibini ilgili arkadaşlarımız sürdürecekler.'' ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Trump'la görüşmesinde Türkiye hakkında yaptığı açıklamalar ve S-400'ler konusunu gündeme getirmesi karşısında Trump'ın Türkiye'yi savunmasının kendisini şaşırttığını söyleyerek, ''Macron ile bu konulara hiç girmedik. Ama tabi Sayın Trump ile görüşmesinde Sayın Trump'ın hakikatin yanında yer alması gerçekten manidardı.'' ifadelerini kullandı. 

İngiltere, Almanya ve Fransa'ya Tepki

Erdoğan dörtlü zirve ile ilgili olarak da İngiltere, Almanya ve Fransa'nın Suriye ile ilgili “Buradan ne zaman çıkacaksınız?” sorusuna çok net cevap vererek, ''Biz de kendilerine “Peki sizin burada ne işiniz var?” diye soruyoruz. “Sınırınız mı var burada?” Yok. “Peki size karşı taciz mi var?” Yok. “Taarruz mu var?” Yok. “Peki, ne işiniz var burada?” Bizim burada 911 kilometre sınırımız var. Tacizse bize, taarruzsa bize... Bizler şehitler veriyoruz. “Sizin herhangi bir can kaybınız, yaralınız var mı?” Yok. “Peki burada ne işiniz var?” “Bize bu soruyu sorma hakkını nereden elde ediyorsunuz?” “Bakın” dedim'' ifadelerini kullandığını açıkladı.

Erdoğan'ın medya temsilcilerine yaptığı açıklamalarda satır başları şu şekilde;

NATO'nun 70. yılını kutladığımız Liderler Zirvesini başarıyla tamamlamış bulunuyoruz. Zirvede NATO'nun gündeminde olan stratejik konuları etraflıca ele alma fırsatını bulduk. Terörle mücadele, mülteci krizi, külfet paylaşımı, siber ve hibrit tehditler, ittifak dayanışmasının güçlendirilmesi, ayrıca Rusya ve Çin ile ilişkiler gündemdeki ana konu başlıklarıydı.

Türkiye şüphesiz ki NATO'nun en güçlü müttefiklerinden biri. 1952'den bu yana bütün önemli NATO misyonlarında görev aldık. Bugün de daha önce olduğu gibi Afganistan'dan Irak'a kadar çeşitli görev güçlerinde yer alıyoruz. NATO'ya mali ve askeri payımız pek çok üyenin önündedir. Savunma harcamalarımızın özellikle gayri safi milli hasılaya oranı yüzde 1,9 seviyesinde bulunuyor. Galler Zirvesinde bu konuda bir hedef verdik ve bu hedefe uyum aynen devam ediyor. Tabi önümüzde şu anda birçok ülke var. Bu ülkelerin birçoğunun gayrı safi milli hasılaları aslında çok büyük değil. Bundan dolayı da bu derecelenmede onlar öne çıkma fırsatını buluyorlar. Örneğin Bulgaristan.

Biliyorsunuz Türkiye, İngiltere, Almanya, Fransa olarak bir de Dörtlü Zirve gerçekleştirdik. Bu Dörtlü Zirvede de bu konuların yanı sıra özellikle Suriye'deki Barış Pınarı Harekatı'nı etraflıca ele aldık. Burada kendilerine hazırlamış olduğum belgeleri, bilgileri takdim ettim. Bunun daha da ötesinde üzerinde durdukları bir konu var; “Buradan ne zaman çıkacaksınız?” Biz de kendilerine “Peki sizin burada ne işiniz var?” diye soruyoruz. “Sınırınız mı var burada?” Yok. “Peki size karşı taciz mi var?” Yok. “Taarruz mu var?” Yok. “Peki, ne işiniz var burada?” Bizim burada 911 kilometre sınırımız var. Tacizse bize, taarruzsa bize... Bizler şehitler veriyoruz. “Sizin herhangi bir can kaybınız, yaralınız var mı?” Yok. “Peki burada ne işiniz var?” “Bize bu soruyu sorma hakkını nereden elde ediyorsunuz?” “Bakın” dedim, “Çok açık ve net söylüyorum; Tel Abyad ve Resul Ayn'da -malum buranın uzunluğu 120 kilometre, derinliği 32 kilometre- belirlenen o barışı tesis etmeden buraları terk etmemiz mümkün değil. Çünkü biz buraya bir barış için girdik ve bu barışı burada tesis edeceğiz. Peki bunların güvenliği ne olacak? O da yine bizim sorumluluğumuzda. Eğer sizler de burada rol alırsanız beraberce buranın lojistiği olarak bu güvenliği de tesis ederiz.” Daha önce bunu Sayın Obama ile de konuştuk. Diğer koalisyon güçleriyle konuştuk. “Hatta siz hava destekli lojistiği sağlayın, güvenliği sağlayın, biz burada DEAŞ'a karşı da diğer terör örgütlerine karşı da bu mücadeleyi veririz” dedik.

Yeni yorum ekle